ÇAY AMA BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL: KOMBU ÇAYI

Mikroorganizmalardan hoşlanmayız değil mi? Özellikle görünür tarzda olan mantar ve küf gibi şeyleri görür görmez uzaklaştırmaya çalışırız. Hatta çok yayılmışsa hangi besinin üzerinde oluşmuşsa onu bile atarız çöpe çoğu zaman. Çünkü bir hastalık tehlikeasi var. Eğer bir şekilde tüketmişseniz en azından bir besin zehirlenmesine yol açabileceğini söyleyebilirim sizlere. Tabi çeşit çeşit organizma var. Ben sadece bazılarından bahsediyorum. Daha kötüsü de olabilir. Bazı mikroorganizmalar çok ciddi hastalıklara sebep olabiliyor. Ama bazen insanoğlu bu mikroorganizmaları lehine kullanabiliyor. Farklı lezzetler türetebiliyor ya da mayalanmayı sağlayabiliyor. Yoğurt, kefir ve eski tarihlerde de mayalanmanın kullanıldığını bizlere gösteren kımız bu yolla elde edilmiştir. Hamur işlerinde de mayalanma daha heybetli ürünler elde etmek içi kullanılıyor. Bugün ki konuğum da farklı farklı mikroorganizmalar içeren bir çay. Doğa bize bildiğimiz ve severek tükettiğimiz siyah çaydan çok daha fazlasını sunuyor. İşte karşınızda kombu çayı. Kombu çayı hakkında konuşacaklarımız var.

kombu çayı ile ilgili görsel sonucu

Kombucha adı verilen bir mantar türü ile hazırlanan bu çay, kombucha çayı ve kamboçya çayı gibi isimlerle de anılır. En büyük özelliği de içerinde üreyen bu mantar aslında. Çayı hazırlarken başka bir çaya daha ihtiyacınız var. İkinci çay seçimi size kalmış. İster siyah, ister yeşil… Sonrasında şekere ihtiyacınız var. . Ve tabi ki bol miktarda suya. Önce şekeri suda çözmek için suyu kaynatıyorsunuz.Şeker mantarın üremesi için uygun ortamı hazırlıyor. Bu üç malzeme ile hazırlayacağınız solüsyona kombucha mantarını atıyorsunuz ve üremesini bekliyorsunuz. Kombu çayı böyle hazırlanıyor işte. Çayı hazırladıktan sonra mantarı yiyip yememek size kalmış. Yiyecekseniz afiyet olsun diyelim. Bu çayın çeşitli mikroorganizmalar içermesine rağmen yoğurt gibi hiç bir yan etkisinin bulunmadığı görüşünde uzmanlar. “Zararı yok” diyen uzmanlara “bir de şöyle faydaları” var diyenler eklenince, çay çok popüler hale geliyor. Sirke gibi kullanılabildiği gibi direk de içilebiliyor. Sirkeden en büyük farkı glukanoik asit içermesi. Cilt sağlığı için maskesi de yapılıyor, saç sağlığı için yıkamada da kullanılıyor. En büyük etkisi vücuttaki ağır metallere bağlanarak vücudun arındırılmasını sağlamak. Ayrıca vücutta iltihaplı dokuların da iyileşmesini hızlandırıyormuş, kanı temizliyormuş.  Ben anlattım, artık deneyip denememek size kalmış.