AÇLIKLA(!) TEDAVİ: KETOJENİK DİYET

 Bu blogu açarken mottomun ne olacağını çok düşünmedim aslında. Beslenme bölümüne girdikten ve beslenmeye dair bir şeyler öğrenmeye başladığımdan beri çok sevdiğim bir söz vardı. O oldu. Ne yiyorsak o’yuz. Hakikaten de öyle. Tükettikleri besinler, geçtim hastalıkların seyrini insanların davranışlarını bile etkiliyor. Bilmem izliyor musunuz? TLC kanalında “food hospital” diye bir program var. Belgesel gibi daha çok. Besinlerin doğru kullanıldığında nasıl birer ilaca dönüşebildiğini uygulamalı örneklerle anlatılıyor. Mesela bir bölümde abur cuburu çok tüketen çocukların davranışlarının değiştiği ve daha saldırgan, asabi oldukları gözlemlenmişti. Sonra da süt içmenin dehidratasyonu (bkz:sıvı kaybı) önlemede sudan daha etkili olduğunu göstermişti bizlere. Hani ilaç gibi dedik ya, hah tam öyle bir örnek işte: Epilepsi hastası bir çocuğun 1 ay boyunca hiç nöbet geçirmemesini sağladılar. Nasıl mı? Ketojenik diyetle. Bu durum beni çok etkilemişti. Ve biraz daha araştırdım neymiş diye. Şimdi herkes aynı şeyi düşünüyorsa o zaman soru çok net. Nedir bu ketojenik diyet?

Yukarı da bahsettiğim gibi. Hastalıklara etkisi büyük. Bazı kanser türlerinde de kullanılıyor. Ketojenik kelimesinden önce keton kelimesini açıklamak isterim izninizle. Keton, yağların metabolize edilmesi yani parçalanması sonucu açığa çıkan bir bileşik. Kanda fazla birikmesi sonucu metabolik ketoasidozis meydana gelir. Bu durum insanlarda  vücudun yağlardan enerji üretmesi sonucunda gerçekleşir.  Çünkü karbonhidratlar vücudumuzun birinci yakıtıdırlar. Ve yokluğunda ikinci seçenek olan yağlara geçilir ki bunun sonucunda keton bileşikleri açığa çıkar. Bu durumda şunu rahatça söyleyebiliriz. Ketojenik diyet aslında aç olmadan vücuda bir açlık tablosu çizilmesidir. Açlık simülatörüdür yani. Ketojenik diyete karbonhidrat kaynakları ciddi bir biçimde kısıtlanır. Yerini yüksek oranda protein ve yağ alır. Ekmek, pilav, makarna filan yok. Un, hamurlarda belli bir ölçüde kullanılır. Hedefimiz düşük karbonhidrat, zengin yağ ve protein alımıdır burda.

Şunu da üstüne basa basa söylemek isterim ki ketojenik diyet sağlıklı bireyler için uygun değildir. Yani uzun vadede. Çünkü yüksek yağ alımının kan yağlarının da artmasına neden olduğu bulunmuştur. Artan LDL, aterosikleroz ve daha çeşitli kalp-damar rahatsızlıklarına sebebiyet verebilmektedir. Ancak epilepsi tedavisinde başarısı ortada. Tabi bu çocuklar için geçerli. Zaten hasta çocuğun kan değerleri sürekli gözetim altındadır. Bi de her düşük karbonhidratlı diyet ketojenik değildir. Ketojenik diyette sağlıklı yağlara yer verilir ve karbonhidrat ihtiyacı sebze ve meyvelerden karşılanır. Mutlaka bir çocuk nöroloğuna ve diyetisyene başvurunulmalıdır uygulanmadan önce.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir