EN DİYET(!) İKİLİ: KİNOA VE CHİA

Birine diyet yaptığınızı ama tokluk hissetmediğinizi söyleseniz ya da vegan beslendiğinizi söyleseniz size 2 besin önereceklerdir.Çiya tohumu ve kinoa.Bir de sanki siz interneti açıp tarifi bulamacakmışsınız gibi  “bunun salatası var ya …..Müthiş oluyor müthiş.Bak şimdi bunları al….” diye tarif anlatacaklar.Hakikaten öyle meşhur oldular ki gündemde bilmeyen,duymayan kalmadı.Bu kadar popüler olmalarının tabi ki katkıları büyük insanlara.En azından bazılarına.Yani maddi olarak…

İlk olarak çiya tohumundan başlayalım.Esansiyel yağ asitleri bakımından zengindir çiya tohumu.Kalp-damar sağlığı için faydalıdır bu yağlar.Ayrıca kan şekerini de dengeler ki diyabet hastaları için önemlidir bu da.En önemli etkisi de beyne ve sinirlere.Esansiyel yağ asitleri verimli sinir iletimini destekler.Zaten faydalarının çoğu esansiyel yağ asitlerinden.Mesela omega-3 içerdiğinden tükettiğiniz A, D, E, K vitaminlerinin emilimlerini arttırır.Kalorisi de düşüktür ayrıca.Yani diyet bir besindir.Eee şimdiye kadar çok güzel gittik.Hiç mi sorunu yok bunun?Var tabi sayın okuyucu.Her şeyden önce çiya tohumu alerjen bir besindir.Eğer sizin de hardal tohumu,susam ve kekik gibi besinlerden bir veya bir kaçına alerjiniz varsa muhtemelen buna da vardır.Bir diğer önemli sorun da şişkinlik oluşturması.Çiya tohumu vücutta tam sindirilip emilemediğinden bir gaz problemi açığa çıkar.Çiya tohumunu hamile kadınların da tüketmesi sakıncalı olabilmekte bebek sağlığı açısından.Gerçi çiya tohumun gebelere zararı olmadığını savunan araştırmalar da var ama siz riske girmeyin.Çiya tohumu yüksek miktarlarda tüketildiğinde prostat kanseri riski de taşır.İçerdiği yüksek dozda alfa linolenik asitten dolayı.Evet çiya böyleydi gelelim ikinci konuğumuza.

Ufak bir bilgi vererek başlamak isterim sözlerime.Bu kinoa uzaktan bizim ıspanağın akrabası.Ama farkları da az değil. Bi kere kinoa protein ve aminoasitten zengindir.Yalnız proteinden zengin dediysek et ya da yumurtanın yerini tutmaz.Bitkisel kaynaklı bir protein hayvansal kaynaklının yerini zaten tutamaz.Magnezyumdan da zengindir.Antioksidandır bi kere.Gluten de içermediği için alerjik etkisinin olmadığı ve böylece ideal bir besin olduğu lanse edildi.NASA bile astronotların beslenmesinde kinoa kullandı.Hatta 2012 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon,açlıkla mücadelede kinoayı en güçlü silah olarak göstermişti. Ancak öngöremediği bir şey vardı.Aç insanlar kinoaya ulaşamazlardı.Çünkü kinoa sadece Güney Amerika’nın And Dağları’nda doğal olarak yetişmekteydi ve ithal edilince çok yüksek fiyatlara ulaşıyordu.Şu anda ülkemizde de lüks restoranlarda yüksek fiyatlara satılmaktadır. Kinoayı ithal edip ülkelerinde satan insanlar için de iyi bir gelir kapısı oldu..İnsanlar onun yerine 4’te 1 fiyatına pirinç alıyorlar.En azından doyuruyor.O yüzden çok fazla beslenme modasını takip etmeden cebimizi de koruyarak sağlıklı beslenelim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir